A V U K A T
Tülay PORDOĞAN ORAL
YARGITAY 11.CEZA DAİRESİ 2009/11994 K.13.10.2009 T.

        T.C.

   YARGITAY

11. CEZA DAİRESİ

 

Esas No: 2006/6635

Karar No: 2009/11994

Tebliğname: 11-2006/5398

 

                                               TÜRK MİLLETİ ADINA

                                                YARGITAY KARARI

İNCELENEN KARARIN:

 

Mahkemesi                             : Manisa Ağır Ceza Mahkemesi

 

Tarihi                                      : 23.11.2005

 

Numarası                                : 2005/389

 

Sanık                                       : N.Ö.

 

Suç                                         :Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği, Dolandırıcılık

 

Hüküm                                   : 765 sayılı Kanunun 342/1, 80, 59, 504/1, 522, 523, 59; 71-72.  md ile 1 yıl 19 ay 20 gün hp., 2.430 YTL adli para cezası

 

Temyiz Eden                          :Sanık müdafii ile Katılan vekili

 

Tebliğnamedeki Düşünce       : Bozma

 

                        Sanığın vekaletname vererek atadığı müdafiinin 10.03.2004 gün ve 2001/258 Esas 2004/70 Karar sayılı hükmü temyizi üzerine Dairemiz tarafından 11.07.2005 tarihli yasa değişikliğinden bahisle bozularak gönderilen dava dosyasının duruşma açılıp yeniden ele alınarak sanığa tebligat yapıldığı halde gelmediğinden bahisle Barodan avukat istemek suretiyle tayin olunan zorunlu müdafii huzurunda verilen ve temyiz edilmeyen karardan mahkeme tarafından 30.11.2005 tarihinde yapılan tebliğ ile haberdar olan sanık müdafii Av.Tülay Oral’ın 01.12.2005 tarihinde  temyiz etmesi, sanığın mahkemece atanan zorunlu müdafiden haberdar edilmemesi ve sanık ile vekili arasında vekalet ilişkisinin bittiğine ilişkin bilgiye de rastlanmaması karşısında sanık müdafii tarafından yapılan temyiz süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;

                        1-Sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçundan açılan kamu davasına, bu suçtan doğrudan doğruya zara görmeyen şikayetçi R.Y.nin katılma hakkı bulunmadığı ve usulsüz verildiğinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararının hükmü temyiz etme hakkı vermeyeceğinden adı geçen şikayetçinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,

                        2-Sanık müdafiinin dolandırıcılık suçu yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı TCK’nın 7. ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının tür ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği 10.03.1999 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddeleri gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA,

                        3-Katılan vekili ile sanık müdafiinin resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;

                        10.03.2004 günlü hükmün gerekçesine atıfla yetinmeyip bozmadan sonra kurulan hükmün gerekçesine aynen aktarıldığının anlaşılması karşısında tebliğnamedeki (2-a ) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

                        Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve taktirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekili ile sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:

a)                 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinde, 765 sayılı Yasanın 80. maddesinden farklı olarak “değişik zamanlarda bir kişiye karşın” denilmesi karşısında, aynı anda aynı mağdura karşı işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı dikkate alınarak bu durumun tespiti açısından, suça konu çeklerin şikayetçi AKBANK Turgutlu şubesinden alınan krediye karşılık teminat olarak verildiği mahkemece de kabul edilmekle, kredi ile ilgili belgelerin getirtilerek çeklerin bankaya ne zaman verildiğinin tespiti, sonucuna göre hukuki durumun takdir ve tayini ile 5237 sayılı TCK. Nun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca; resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK nun olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanıp, cezalar kişiselleştirilerek, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerekirken, denetime olanak tanımayacak şekilde ve gerekçesi de gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı,

b)                Hükümden sonra 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. ve TCK. Nun 7/2 maddeleri gereğince, sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının” takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.

 

 

Başkan           Üye                      Üye                        Üye                  Üye

E.ÜLKER    İ.ÇOBANOĞLU  K.TAŞDEMİR         I.EKEN    S.TARHAN

 

 

 

Yasal Uyarı

AVTRweb.com